altın portakal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
altın portakal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Şubat 2015 Çarşamba

Bant Mag. No:37’den // Erzincan dağlarında bir medea: Nesrin Cavadzade


Altın Portakal Film Festivali’nde kazandığı En İyi Kadın Oyuncu Ödülü ve geçtiğimiz yıl rol aldığı üç filmle son dönemde adından çokça söz ettiren Nesrin Cavadzade ile hem yakında vizyona girecek Kutluğ Ataman imzalı yeni filmi Kuzu, hem de gelecek planları hakkında konuşmak üzere buluştuk.

Oyunculuktaki yeteneği hakkında sinema sektörünün ağız birliği ettiği Cavadzade, hem başarılı hem de belli bir duruş sahibi olunabileceğini de kanıtladı bugüne kadarki kariyeriyle. Söz konusu filmler ve Türkiye’de oyunculuk yapmak olunca, söz ister istemez bu topraklar üzerinde kadın olmaya geldi.

7 Ekim 2011 Cuma

"Dedemin İnsanları"nı Beklerken...


Ben en çok "Karanlıktakiler"de sevdim Çağan Irmak sinemasını. Filmi en az Çağan Irmak kadar sırtlayan Meral Çetinkaya'nın da büyük bir payı var bu konuda elbette.. (Hala o rol ile Altın Portakal alamamasına ki pek de önemli değil !)
Şimdi yeni bir macera, yeni bir hikaye ile geliyor Çağan ; "Dedemin İnsanları".
Yapımcı baskısından dolayı mı yoksa kendi tercihleri doğrultusunda mı bilmem ama Ay Yapım oyuncuları süslüyor filmi.(Çetin Tekindor ve Hümeyra gibi yönetmenin has oyuncuları kadroda.)
Hayat, eski bir hayat, ondan daha eski bir hayat barınıyor hikayede.
Hikaye değişik olsa da "Babam ve Oğlum"a apaçık göz kırpıyor film. Ancak onun kadar sade bir prodüksiyon yok karşımızda. "Ulak" kadar bütçe ayrılmışa benziyor.
Çoğu filminde yer verdiği siyasi çatışma bu filmde de mevcut.
Güldürecek hatta eğlendirecek gibi görünüyor film bizi ve ağlatacak tabi ki tıpkı alıştığımız gibi..
Çetin Tekindor çoğu kez sert bir portre çizmiş fragmanlarda. Ozan'ı canlandıran Durukan Çelikkaya'ya ise epey rol düşmüş. Hümeyra kendisine çok yakışan cıvıl cıvıl bir rol ile çıkacak gibi görünüyor karşımıza. Yiğit Özşener  bir eş ve bir baba olarak çıkıyor karşımıza ve eşi rolünde Gökçe Bahadır yer alıyor.
Ezgi Mola ve Mert Fırat geçmişe dönüş sahnelerinde yer alıyor anladığım kadarıyla.
Güzel bir iş olduğu belli ki zaten kötü bir iş de beklenemez Çağan Irmak'dan.
Ama beni tek üzen nokta "Prensesin Uykusu"nun hak ettiği değeri görememesi. Gerçekten de Çağan'ın sırayla bir filmi patlıyor ve bir filmi daha sönük bir vizyon süresi yaşıyor.
Bu film muhtemelen "Babam ve Oğlum" etkisi yaratacaktır ve sevilecektir çokça. Ancak belirtmeliyim ki ben onun en çok o sözde sönük kalan filmlerini seviyorum.
25 Kasım'a yani filme kavuşmamıza az kaldı.
Ben sabırsızlanıyorum ve merak ile bekliyorum.

Konu Dışı Dip Not :

En Sevdiğim Üç "Çağan Irmak" Filmi ;

1.Karanlıktakiler
2.Issız Adam
3.Prensesin Uykusu

Bakalım yeni film nasıl olacak ? :)


27 Temmuz 2011 Çarşamba

"Ve Kadın Dünyaya Dokundu"


48.Antalya Altın Portakal Film Festivali yaklaştıkça heyecan doruklara doğru yol alıyor. Bu yılın teması; " Ve Kadın Dünyaya Dokundu ". Yani ; "kadın".
Sinemamızı çok şanslı buluyorum ben bu konuda. Dünya sinemasında etkin taraf hep erkektir. Ama bizim cesur Türkan Şoray'larımız,  Müjde Ar'larımız, Hale Soygazi'lerimiz, Nur Sürer'lerimiz, Fatma Girik'lerimiz, Perran Kutman'larımız, Filiz Akın'larımız, Selda Alkor'larımız, Hülya Koçyiğitler'imiz vardı. Kadın kokan filmlerimiz vardı. Ağzımızı açık bırakan kadın yönetmenlerimiz vardı. Hala da var tabi.
Lafın özü çok doğru bir tema ; "kadın". Jüri başkanı belki de sinemamızın en cesur kadını olan Müjde Ar. Hemen yanında sinemamızın en büyük kadın yönetmenlerinden Handan İpekçi. Oldukça güçlü bir kadın, muhteşem bir oyuncu Vahide Gördüm. Muhteşem yazar Ayşe Kulin. Bizim canımız Ayşe Arman.Şevval Sam uzun zamandan beri bu sektörün içinde kabul ama Altın Portakal jürisinde olmak bu kadar kolay olmamalı. Hele ki Bergüzar Korel'e jüride yer veren zihniyeti kınıyorum. Bahsi geçen bir kadın henüz sinema tozu yutmamış üstelik. Oynadığı roller ona böyle önemli bir rolü bahşedecek kadar büyük değil.
Bana kalırsa bu jüride kuşağımızın şüphesiz ki en büyük kadın oyuncusu Nurgül Yeşilçay'da olmalıydı. Jürideki zayıf halkaların yerinde Nur Sürer,Türkan Şoray, Perran Kutman ya da Fatma Girik'i görmek isterdim ben.
Festivale katılan demez mi acaba ; " Bergüzar kim ki beni değerlendiriyor ?"
Düşürmez mi jüride böyle bir ismin yer alması Altın Portakal'ın değerini ?
Umuyorum ki ödüller düzgün bir şekilde dağıtılır bu yıl. Sırf yalakalık olsun diye yabancı bir oyuncuya verilmez oyuncumuzun hakkı olan ödül.
Bu olumsuzlukların dışında güzel geçeceğini düşünüyorum törenin.
***
En önemli konulardan biri ise 79 ve 80 yıllarında yapılamayan festivallerin bu yıl telafi edilmesi. Üstelik başarılı bir taktik ile o senenin jürisi değerlendirecek filmleri ve oyuncuları.
Oldukça güzel olacak doğrusu ; Zeki Ökten'i, Erden Kıral'ı, Ömer Kavur'u,Atıf Yılmaz'ı yeniden festivalde görmek.
Bu sene onur ödüllerinden biri Perran Kutman'a veriliyor.Sahici oyuncu kesinlikle hakediyor bu 'onur'u.
Son dakika alınan bir karar ile Ebru Akel de sunmaz ise festivali güzel ve renkli geçecektir bu Ekim.

30 Ocak 2011 Pazar

PORTRE : 'NURGÜL YEŞİLÇAY'

Nurgül Yeşilçay... Onu ilk kez 'Gülsüm' olarak izlemiştim... 'İkinci Bahar'ın kalabalık kadrosunun arasından sıyrılmayı çok kolay başarmıştı sahiciliğiyle...
Daha sonra 'Asmalı Konak' dönemi... Gerçekten büyük bir dönem. Artık oyuncuyu tanımayan yok.'Bahar' karakterinin Yeşilçay'a en büyük katkısı...
Aynı dönemlerde Toman ile birlikte 'Mumya Firarda'da rol alıyor... Film oldukça sönük ve duyulmamış bir film olsa da Nurgül bildiğimiz Nurgül...
'Asmalı Konak:Hayat' filmindeki performansı da etkileyici ve kusursuz...
'Melekler Adası','Ezo Gelin','Ademin Trenleri'... Bulunduğu her projeye katkısı büyük..
'Eğreti Gelin' ile kendini aştı... 'Belalı Baldız' ile komedyenlere taş çıkaran bir performans sundu...
'Anlat İstanbul'da Uyuyan Güzelimiz oldu...

***

'Fatih Akın' ve 'Yaşamın Kıyısında'... Nurgül yine muhteşe bir performans sunuyor bize...
Kusursuz bir 'Ayten' portresi çiziyor filmde...
Daha sonra 'Vicdan'da kariyerinin belki de en iyi performansını sergiliyor...'Yaşamın Kıyısında' ile çoktan hakedilmiş 'Altın Portakal' heykelciği bu filmdeki performansıyla tutuşturuluyor eline...
Şu sıralar 'Aşk ve Ceza' ile gündemde... Bir kaç hafta sonra 'Çınar Ağacı' ile çıkacak karşımıza... Bu kez 'Yeşim Ustaoğlu' ile  çalışıyor..

***

Çağımızın şüphesiz ki en iyi 'Türk' kadın oyuncusu.. Daha ne başarıların kapısı aralanır ona... Kusursuz güzel,kusursuz oyuncu...
O hep böylesine muhteşemken, izlenir 'Nurgül Yeşilçay' sayın okuyucu...!