marion cotillard etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
marion cotillard etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
24 Şubat 2016 Çarşamba
25 Şubat 2013 Pazartesi
Oscar Kadınları
Her sene olduğu gibi bu sene de Oscar gecesi adına en çok
merak edilen kategorilerin başında “Kadın Oyuncu” kategorisi yer aldı.
Adayların açıklanmasının ardından en çok konuşulan isim Jennifer Lawrence oldu ancak
bunun sebebi oyuncunun “teenage” ikonluğu şüphesiz. Bana kalırsa Jennifer
Lawrence geçen senelerde bu ödüle uzanan kadınlar kadar başarılı bir
performansa sahip değildi aksine yer yer abartılı mimikler ve gereksiz
sıyrılmalar ile inandırıcılıktan uzak, vasatın üzerinde bir performans sundu “Tiffany”
karakteriyle. Jennifer Lawrence kişisel olarak benim de çok sevdiğim bir oyuncu
belki ama bu sene fazlaca abartıldığını düşünüyorum. Naomi Watts, kuşağının en
iyi kadın oyuncularından biri ve bir gün mutlaka heykelciğe ulaşacağı konusunda
herkes hemfikir. Bu sene pek şansının olmadığı bilinen bir şeydi ancak zorlu
performansı yabana atılacak türden değil. (Lo imposible filmini izleyenler bu filmdeki
performansının JL performansından kat be kat iyi olduğunu göreceklerdir). Quvenzhane
Wallis şimdilik yalnızca bu kategoriye
aday gösterilen en genç insan olarak anılmakla yetinecek. İlerleyen dönemlerde
neler yapacağı muamma olsa da iyi bir başlangıç yaptığı çok açık. Onu da her an
bir çocuk filminin yıldızı olarak görebiliriz. Emmanuelle Riva kategoride şimdiye dek aday gösterilen en
yaşlı insan. Amour şüphesiz yılın en iyi filmlerinden biri ve oyuncunun
performansı da filme yakışacak mükemmellikteydi. Bir ara “acaba olabilir mi?”
diye düşünsem de Akademi, her zamanki yüzeyselliğinden taviz vermedi. Jessica
Chastain bu kategoride öne çıkan bir diğer isim olmakla birlikte şahsi
favorimdi. Doğrusu Kathryn Bigelow bana hitap eden bir yönetmen değil ve filmlerini
sabırsızlıkla beklemiyorum fakat Jessica Chastain’in performansı filme dair iştahımı
arttırdı. Gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki Jessica Chastain’i ilerleyen
dönemlerde bu kategoride çokça göreceğiz ve dün gece alamadığı ödülü alışını
bir gün alkışlayacağız.
Emmanuelle Riva ve Jessica Chastain dün geceki ödülü en
çok hak eden iki isim bana göre. Bu yazının temeli de bundan ibaret aslında.
Jennifer Lawrence çok iyi bir oyuncu belki ama biraz daha olgunlaşmasını
beklemek gerekirdi. Geçmiş yıllarda ödül alan Kate Winslet, Marion Cotillard,
Natalie Portman performanslarını düşünüyorum da bir kez daha varıyorum bu
kanıya elimde olmadan.
31 Ekim 2011 Pazartesi
Gecikmiş " Midnight in Paris " Yazısı
Filmin başında yer alan Paris'den gündüz görüntüleri filme çok kolay bir şekilde adapte olmanızı sağlıyor. Muhteşem giriş müziği ise bunun için ayrı bir kolaylık sağlıyor.
Genelde bir filmi izlemeden önce o filmi araştırırım yani filmin konusu hakkında muhakkak bir bilgim olur. Ancak bu defa filmin konusu bana tamamiyle sürpriz oldu ve de çok güzel oldu.
Woody Allen hem filmografisine muhteşem bir şaheser kazandırmış, hem de kariyerinde ilk kez bir gişe filmine imza atmış durumda.
Tıpkı filmde yer alan sanat eserleri gibi yıllar sonra da tebessüm ile hatırlanacak muhteşem bir film hediye etmiş bize Woody Allen.
Filmin başrolünde yer alan Owen Wilson bulunduğu her sahnede kendini hayranlıkla izletmeyi başarmış. Filmi adeta tek başına sırtlandığı göz önüne alınırsa çok doğru bir seçim olmuş oyuncu.
Rachel McAdams aslında sönük olan bir karakteri parlatmış durumda. Daha önce bir kaç filmde dikkatimi çekmiş olsa da bu filmde adını hafızama kazımış bulunmakta.
Marion Cotillard filmde izlemekten en çok hoşlandığım kişi. Bunun en büyük sebeplerinden biri elbette ki kendisine olan şahsi merakım ve hayranlığımdır ancak oynadığı her filmde muhteşem, ölçülü oyunculuğu ile kendini izlettirmesi en büyük sebeptir.
Michael Sheen filmde çok fazla yer almasa da ölçülü oyunculuğu ile her daim göz dolduruyor ve filmde bulunması filme ayrı bir aroma katıyor.
Filmin iki sahnesinde yer alan Carla Bruni payına düşenin altından başarıyla kalkıyor.
-
Film baştan sona hiç bir düşüş yaşamadan hatta şaşkınlık yaratan yükselişler ile (Adrien Brody'nin ufak bir sahnede görünmesi gibi) akıp gidiyor.
Film boyunca Paris sokaklarında yaşıyorsunuz. Nerede olursanız olun aslında oradan başka bir yerde değilsiniz.
Başarılı sinematografilere imkan sağlayan muhteşem manzaralar başınızı döndürüyor.
Tıpkı Gil gibi Paris'e yerleşmek, ömrünüzün sonuna kadar orada yaşamak istiyorsunuz.
-
Son dönemlerde film kadar konuşulan bir başka konu ise Woody Allen sinemasının izlediği yol. Bilindiği gibi Amerika'daki yüksek vergilerden kaçan Woody Allen ucuz vergileri ile her türlü imkan için kolaylık sağlayan Avrupa'yı keşfetmişti. Görünüşe göre terk etmeye de pek niyeti yok.
Allen'nın bir sonraki durağı Roma. Ellen Page, Jesse Eisenberg gibi genç isimlerin yanında Penelope Cruz ve Alec Baldwin gibi başarılı oyuncuların yer aldığı yıldız bir cast yer alıyor filmde.
Vergi indirimleri olduğu takdirde, Allen'ın yolunun İstanbul'a da düşeceğine kesin gözle bakılıyor. Tıpkı Paris'i anlattığı gibi İstanbul'u da anlatacağını ummak bile güzel.
Midnight in İstanbul seni bekliyor Woody !
6 Şubat 2011 Pazar
PORTRE : 'MARION COTILLARD'
Marion Cotillard... Kelimeler yetmez anlatmaya güzelliğini...
Onu ilk 'Jeux d'enfants'da izlemiştim... O sahici oyunculuğa tutulmamak elde değildi...
Sophie inanın şu an bile kalbimde tuhaf hareketlenmelerin başlamasına sebep oluyor...
Daha sonra Tim Burton imzalı 'Big Fish' filminde rol aldı...
Asıl çıkışını 'La môme ' filmindeki Edith Piaf rolüyle yakalayan Cotillard, filmdeki rolüyle 'En İyi Kadın Oyuncu' dalında Cesar,Oscar,Golden Globe,BAFTA... Kısacası ne varsa aldı...
'Public Enemies ' filminde Johnny Depp ile birlikte başrolde yer aldı...
'Nine 'ın yıldız kadrosunda yerine aldı...
'Inception ' filminde Mal karakteri ile yine muhteşem bir oyunculuk sergiledi... Özellikle Leo ile pencereden pencereye yaptıkları ölüm öncesi konuşma beni benden aldı...
Şu sıralar Woody Allen'ın yeni filmi Midnight in Paris'de oynamakta... Bunun dışında yine muhteşem üçlümden biri olan Kate ile başka bir filmde rol alacak...
Muhteşem bir oyuncu ve olağanüstü bir güzellik...
Bir şey söylemeye gerke yok...
İzlenir Marion Cotillard sayın okuyucu...
Onu ilk 'Jeux d'enfants'da izlemiştim... O sahici oyunculuğa tutulmamak elde değildi...
Sophie inanın şu an bile kalbimde tuhaf hareketlenmelerin başlamasına sebep oluyor...
Daha sonra Tim Burton imzalı 'Big Fish' filminde rol aldı...
Asıl çıkışını 'La môme ' filmindeki Edith Piaf rolüyle yakalayan Cotillard, filmdeki rolüyle 'En İyi Kadın Oyuncu' dalında Cesar,Oscar,Golden Globe,BAFTA... Kısacası ne varsa aldı...
'Public Enemies ' filminde Johnny Depp ile birlikte başrolde yer aldı...
'Nine 'ın yıldız kadrosunda yerine aldı...
'Inception ' filminde Mal karakteri ile yine muhteşem bir oyunculuk sergiledi... Özellikle Leo ile pencereden pencereye yaptıkları ölüm öncesi konuşma beni benden aldı...
Şu sıralar Woody Allen'ın yeni filmi Midnight in Paris'de oynamakta... Bunun dışında yine muhteşem üçlümden biri olan Kate ile başka bir filmde rol alacak...
Muhteşem bir oyuncu ve olağanüstü bir güzellik...
Bir şey söylemeye gerke yok...
İzlenir Marion Cotillard sayın okuyucu...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





