sertab erener etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sertab erener etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Ağustos 2015 Cuma

Türk Pop Müziğinin Unutulmaz 13 Albümü

İçinde bulunduğumuz günlerde son derece burun kıvrılan bir müzik türü olsa da Pop, istenince ve özenle çalışınca incelikli albümlerin sunulabildiği bir müzik kanadı esasen. Özellikle 90'lı yıllarda başyapıt niteliğinde birçok albüm kaydedilmişti bu müzik türünde. Gelin o albümleri hep birlikte hatırlayalım!


1) Lâ'l - Sertab Erener (1994)

Sertab Erener'in 1992 yılında ortalığı kasıp kavuran ilk albümü "Sakin Ol!"dan iki sene sonra çıkan "Lâ'l" hâlâ birçok kişi tarafından sanatçının ilk albümü zannedilir. Bu yanılgının en büyük sebebi yüksek ihtimalle albümün sanatçının kariyeri boyunca kaydettiği en başarılı ve özverili çalışma olmasıdır. Başta Sezen Aksu ve Uzay Heparı olmak üzere Attila Özdemiroğlu, Fahir Atakoğlu, Meral Okay, Levent Yüksel, Mustafa Sandal ve Erdem Sökmen gibi kendi alanında ciddi başarıları olan bir müzisyen ordusu eşlik etmiştir albümde sanatçıya. Sevdam Ağlıyor, Rüya, Masal, Mecbursun, Gel Barışalım Artık, Dargın Değilim ve albüme ismini veren şahane Fahir Atakoğlu bestesi Lâ'l ile bu albümün unutulmazlar arasında yer alması zaten en başta imkânsızdır.


2) Med Cezir - Levent Yüksel (1993)

Levent Yüksel bir röportajında bu albüm için "farkında olmadan bir Best of çıkarmışım" demişti. Şimdi dönüp bakınca ne kadar haklı olduğunu çok daha iyi anlıyoruz. Sezen Aksu prodüktörlüğünde yayınlanan albümlerin başında gelen "Med Cezir" belki de en başarılısıydı. Sezen Aksu dışında Onno Tunç, Uzay Heparı, Fahir Atakoğlu, Erdem Sökmen ve Sertab Erener gibi isimlerin de katkıda bulunduğu albüm her ne kadar tüm şarkılarıyla unutulmaz ve özel olsa da Yeter ki Onursuz Olmasın Aşk, Med Cezir,İstanbul, Kadınım, Dedikodu ve Tuana hâlâ müzik sektörünü besleyen ve popülerliğini koruyan şarkılar olarak kaldı.



3) BenDeniz II - Bendeniz (1995)

90'lar demek şüphesiz ki imaj kavramını coşturan ve yazdığı, söylediği şarkılarla hayatın hiçbir döneminde unutulmayacak olan Bendeniz demektir ve Bendeniz'in yaptığı en iyi albüm "Bendeniz II"dir. İlk albümün ciddi başarısının ardından  Onno Tunç, Ozan Çolakoğlu ve Murat Yeter gibi aranjörlerle çok daha iyi düzenlemelere sahip şarkılar içerir ikinci albüm. Üstelik back vokallerde Emel Müftüoğlu, Harun Kolçak, Demet Sağıroğlu ve Ümit Sayın gibi birçok ünlü isim yer alır. Muhteşem çıkış parçası Neler Olacak, Yıldız Tilbe'nin sözlerine, Harun Kolçak'ın back vokallerine destek olduğu Elveda Dedin, Gönül Yareler İçinde gibi dönemine damgasını vurmuş hitler barındıran albümün en özel şarkısı şüphesiz ki Onno Tunç imzalı Kapında Günlerim'dir. Pop müzik tarihinin en kuvvetli gitar sololarından birini de barındırır şarkı aynı zamanda ki bizzat Onno Tunç imzasını taşır bu solo. Bu şarkının bize söylediği ise şudur: Sezen Aksu ile hiç çalışmamış olsa da Sezen Aksu ekolünün en büyük temsilcisidir Bendeniz, özellikle kaydettiği ilk iki albümüyle.


4) Deli Kızın Türküsü - Sezen Aksu (1993)

Şimdi bu albümü görünce herkesin aklında "Neden Gülümse değil" gibi bir soru cümlesi belirebilir. Evet, belki de "Gülümse" Sezen Aksu'nun en başarılı albümlerinin başında gelir fakat hem müzikal tavrı hem de önceki albümlere kıyasla cesareti "Deli Kızın Türküsü"nü bu listeye daha uygun bir albüm kılıyor. Bir kere Sezen Aksu, Onno Tunç hayatına girdikten sonra ilk kez onun olmadığı bir albüm yapıyor (yalnızca "Tenna"nın bestesi Onno Tunç'a aittir.) Çünkü bu albüm biraz da her şeyden çok Uzay Heparı demek. Şarkıların büyük bir kısmının düzenlemeleri Uzay Heparı ve Attila Özdemiroğlu'na ait. Küçüğüm, Kalbim Ege'de Kaldı, Masum Değiliz, Sude, Dert Faslı ve Adem Olan Anlar başta olmak üzere albümde yer alan her şarkı zamanla birer Sezen Aksu klasiğine dönüşmeye başarmıştır. Ciddi bir müzikal devrim de barındıran albüm "Işık Doğudan Yükselir" ve "Düğün ve Cenaze"nin de önsözü gibidir adeta. Albümün çıkışından kısa bir süre sonra hayata veda eden Uzay Heparı belki de en fazla bu albüm ve "Küçüğüm" ile hatırlanmıştır.


5) Göç - Nazan Öncel (1995)

Hâlâ daha iyisi yapılamayan siyah beyaz bir Nazan Öncel albümü. Birçok müzik eleştirmeni tarafından Türk Pop Müziğinin en iyi albümü olarak da kabul edilir. İlk olarak "Gidelim Buralardan" der Nazan albümde ve gerçekten dinleyen herkesi alıp götürür biraz. Daha sonra "Sen Beni Öldürüyorsun"da "Gözlerin gelir aklıma, ah o çocuk gözlerin" der ve daha ilk şarkıdan oluşturduğu hüzün zeminini kuvvetlendirir. Üstelik Erkan Oğur vardır albümde, Nazan Öncel şarkıların düzenlemelerini Hamit Ündaş ile birlikte bizzat kendisi yapmıştır. Bir Şarkı Tut, Ağlama Gönlüm, Nazlı Ay, Göç ve daha niceleri. 90'ların samimi, o saf havasını taşıyan son albümlerden biridir aynı zamanda. Sanat yönetmenliğini de Mete Özgencil yapmıştır.



6) Aacayipsin - Tarkan (1994)

Tarkan'ı "Tarkan" yapan albümdür "Aacayipsin". Türkiye'nin en başarılı müzisyenleri Sezen Aksu, Rıza Erekli, Ozan Çolakoğlu, Cihan Okan, Deniz Arcak, Yıldız Tilbe, Levent Yüksel, Özkan Uğur, Şebnem Ferah, Sertab Erener, Erdem Sökmen bu albüm için bir araya gelmiştir ve aşılması zor bir zirve noktası inşaa etmişlerdir. Sezen Aksu albümün çıkış parçası olan "Hepsi Senin mi"nin oluşum sürecini şu şekilde anlatmıştır: "Bir gece Tarkan, Levent ve Sertab, Tarkan'ın yeni albümünü dinlemek üzere  buraya geldiler. İlk albümünü büyük sıkıntılarla yapmış, tam olarak istediğini elde edememişti Tarkan. Ben de dinledim albümü, performansı çok güzel, bir değişim var ve o çabayı hissediyor insan. Sohbete başladık 'Bir tane hareketli, kolay takılan, lokomatif bir şarkı olsa, çıkmadı' dedi. Sohbet ederken sabah dört buçuk gibi bu şarkı bitti. Aldı şarkıyı gitti Tarkan".


7) Sevgiliye - Aşkın Nur Yengi (1990)

Aşkın Nur Yengi'nin ilk ve en güzel albümüdür. Şehrazat'ın yazdığı "Sevgiliye" dışında albümdeki tüm şarkıların söz yazarlığını Sezen Aksu yapmıştır ve Turhan Yükseler'in iki düzenlemesi dışında tüm düzenlemeler Onno Tunç imzasını taşır. Ayrılmam, Yazık, Seni Aldattım, Susma, Bile Bile başta olmak üzere baştan aşağı hit doludur albüm. Ha unutmadan aynı zamanda en güzel, en hatırlanası kartonet fotoğraflardan birine sahiptir bu nadide başyapıt.




14 Nisan 2013 Pazar

"Sade" Güzeldir


“O zor günler, solan güller eskidendi geçti” diyerek animasyon bir perdenin önünde belli belirsiz dans eden Sertab’ı herkes hatırlar. Kariyerindeki iniş çıkışların ardından ardı ardına çıkardığı üç tekli ile ciddi bir “patlama” yaratmıştı tam da bahsettiğim bu dönemde. Soner Sarıkabadayı ile karşılıklı yıldızlarını parlatmış ve kariyerlerinde yeni bir dönem oluşturmuşlardı ikisi de. Bu teklilerin ardından Sertab, kariyerindeki en iyi çalışmalardan biri olan “Rengarenk” albümünü çıkarmış ve olumlu tepkiler toplamıştı çoğunlukla. Araya giren özel bir proje ve teklinin ardından “Sade” ile çıktı karşımıza Sertab. Albümün habercisi, Sezen Aksu dokunuşlu “İyileşiyorum” hali hazırda fırtınalar koparmaya devam ediyor. Albümün ilk izlerini aradığımız şarkı bir toparlanma şarkısı ve belirgin bir hüznü pozitif umutlarla örtüyor. Albümün açılış şarkısı “Dönmüyorsun” Ersel Serdarlı imzalı çakır keyiflik bir şarkı. Yazın kendini belli ettiği şu günlerde kafada kulaklıkla uzun yürüyüşlere sebebiyet verecek gibi görünüyor. Ersel Serdallı şarkılarında rastladığımız “hüzünlü cümlelerle eğlendirme” havası hakim. Albümden lanse edilen ikinci şarkı olan “Öyle de Güzel” hoş bir altyapının ürünü olsa da nakaratın eksik kaldığı kanaatindeyim. Bana göre Soner Sarıkabadayı şarkılarını Sertab Erener’den daha iyi söyleyen yok ve “Cumartesi Pazar” bunu bir kez daha kanıtlıyor. Bu iyi bir şey mi bilinmez ama Soner Sarıkabadayı’nın kalıplaşan şarkı yazımı kendini çok rahat hissettiriyor. Şarkı her dinleyişte daha bir başka açılıp güzelleşiyor ve albümün en iyilerinden olduğunu daha keskin belli ediyor. 

“Rengarenk” daha çok Sinan Kaynakçı sözleri ile dolu bir albümken, “Sade” yalnızca bir Sinan Kaynakçı şarkısı barındırıyor. “Çocuktuk Bir Zamanlar” nostalji ile beslenen çok çok iyi bir şarkı olmuş. Buna bağlı olarak albümün en dingin şarkısı olduğunu söylemek de mümkün. Zamanla değişir mi bilmiyorum ama favori şarkım çok net bir şekilde “Söz”. Nil Karaibrahimgil yazınca bir başka söylüyor sanki Sertab.. Bu ikilinin birlikte daha fazla çalışmaları gerekiyor hal böyle olunca! “Sade”, albümün uçurum kenarı. Baştan itibaren karşımıza çıkan pozitif, neşeli temalar yalnızlıkla değiş tokuş ediliyor. “Sade”, demlendikçe anlamlanan özel şarkılardan. Diğer balladlar hakkında henüz net düşüncelerim olmadığı için yazmadım fakat albümün daha çok pozitif şarkıları ile gündemde kalacağını düşünüyorum. Bunun bir örneği olan “Oyna” en kolay sevdiğim şarkı oldu diyebilirim. Daha nakaratını duyar duymaz ardı ardına defalarca dinleme isteği uyandı bünyemde. Bunu sadece keyifli altyapıya bağlamak olmaz zira Can Temiz’in kattıkları daha önde duruyor. Bülent Ortaçgil’den “Acıtır”, albümün temasını pekiştiren bir cover olmuş ve tuhaf bir şekilde sanki Sertab’a yazılmış ve onu bekliyormuş gibi çok da yakışmış. Bir dinleyişte müptela olunduğu konusunda uyarmalıyım! “Sade” genel olarak yüksek tempolu şarkıların ön plana çıktığı bir albüm olmuş fakat çok sağlam balladların olduğunu unutmamalı.. Bekleneni fazlasıyla veren ve her seferinde yenilenen Sertab'dan kötü şarkılar dinlemeyi kimse beklemiyordu zaten. Şimdi bize düşen şarkılara dalıp, klipleri beklemek!

19 Mart 2012 Pazartesi

"Özge Fışkın ve Bir Avuç Fotoğraf"



Güzel albümler gelmeye devam ettikçe ben de yazmaya devam edeceğim. Bu kez çok uzun zamandır beklediğimiz bir albümü yazıyorum. Özge Fışkın'ın ikinci stüdyo albümü; "Bir Avuç Fotoğraf". Sanatçının ilk albümü "Kilitler" çıkalı neredeyse beş yıl oluyor ki bu da ülkemizdeki müzik sektörü için epeyce uzun bir süre zarfı. Doğruyu söylemek gerekirse ben "Bir Avuç Fotoğraf"ı dinlemeden önce de iyi bir albüm olduğunu biliyordum! Özge Fışkın bu zamanı çok iyi değerlendirebilecek bir isim çünkü. (Yanılmadığım için ayrıca mutluyum tabi).
Albümden ilk duyduğum, duyduğum anda vurulduğum ve sürekli dinlediğim şarkı; albüme adını veren "Bir Avuç Fotoğraf". Şarkının sözlerini, daha önce Sertab Erener'in "İstanbul" şarkısını da yazan Ersel Serdarlı yazmış, müzik ise Demir Demirkan'a ait. Şarkı gerçekten de ilk dinleyişte insanı kendine çekiyor ve sürekli dinlemeye teşvik ediyor.
Albümün açılış şarkısı "Aşk Bir Numara Büyük" Sinan Kaynakçı'nın sözleri ve Demir Demirkan'ın bestesinden oluşuyor. Öncelikle Sinan Kaynakçı muhteşem bir yazar ve şarkılarına farklı projelerde rastlamak ayrı bir heyecan. Bahsi geçen şarkı her ne kadar bir ayrılık şarkısı olsa da kıpır kıpır, gaza getiren bir tempoya sahip.


Özge Fışkın'ın sözlerini yazdığı, Demir Demirkan'ın bestesini yaptığı "Söyle" albümün öne çıkan şarkılarından. Bir karşı sorgulamayı anlatan şarkıdaki sembolik cümlelerin derinliği etkileyici ve yine dinlendikçe dinlenen bir şarkı. "Kıymetini Bilmediyse" bir Özge Fışkın, Sertab Erener ve Demir Demirkan ortaklığının ürünü. Şarkı albümün somut teması ayrılığı ve ayrılık sonrasını vurguluyor. Üçlünün ortaklığının diğer ürünü olan "Ayna"da bu kez kendini sorgulama var; "Çelmeyi takan onlar değil bendim".
Albümün tek coverı "Yağmurun Elleri" aynı zamanda albümün en naif, en soft şarkısı ve oldukça başarılı bir yorum olmuş. Özge Fışkın ve kardeşi Feride Fışkın'ın birlikte yazdığı "Leyla ile Mecnun" yer yer gotik ögeleri ile albümün en değişik şarkısı ve sanırım benim yeni favorim.
Sözlerin anlattığına bakıldığında, albümün en kişisel şarkısı; "Zaman". Hepimizin yaşadığı ve sürekli ağzımızdaki serzeniş anlatılıyor şarkıda; geçmişe özlem.


Özge Fışkın her ne kadar bu albüm için bizi epeyce bekletmiş olsa da en azından hayal kırıklığından uzak, son derece tatminkar bir albüm ile çıktı karşımıza. Albümde değinmek istediğim bir başka nokta fotoğraflar. Fotoğraflar bu albüm için çok önemli zira. Sonuç olarak albümü dinledikten sonra hissettiğim şey "Kilitler" sonrası Özge Fışkın'ın değişmesi, gelişmesi ve daha iyi şarkılarla geri dönmüş olması. Son sözüm ise "Leyla ile Mecnun"dan; "Maalesef her aşkta giden bir taraf var".
Albümü dinlemek için; http://www.ttnetmuzik.com.tr/#album-Bir_Avuc_Fotograf-263729

16 Mart 2012 Cuma

"Pinhani ve Başka Şeyler.."


Bir albümü baştan sona dinlemek iyiden iyiye zorlaşmışken, bir albümü baştan sona dinleyip onu yorumlama isteğim gün be gün daha da artar oldu! Pinhani'nin ocak ayında çıkardığı ancak yeni yeni kavramaya başladığımız "Başka Şeyler" albümü içimde belli belirsiz ortaya çıkan bu isteği şimdilik doyurdu. 
Albüm kartoneti grubun kendine has çalışmalarının yeni bir türevi. Giriş şarkısı olan, aynı zamanda albümün çıkış şarkısı niteliğiyle radyolarda lanse edilen "Bana Hediye" introsundan itibaren dinleyiciyi kendine bağlıyor. Aynı zamanda şahsi düşüncem grubun bugüne dek kaydettiği şarkılar arasındaki en kişisel, grubun müzik çizgisine en çok yakışan şarkılarından biri. 

Albüm çıkmadan önce tekli olarak sunulan "Yitirmeden" dinlendikçe güzelleşen özel şarkılardan. "Arkasından ağlayan olma / Geri getirmez çok ağlasan da.." gibi çarpıcı cümlelere sahip şarkı gerçekten de giderek daha da güzelleşti ve anlaşıldıkça daha da çok sevildi.
Feridun Düzağaç şarkılarından oluşan "İyilik Güzellikspor" albümündeki "Çok Aşık" coverına bu albümde de yer verilmiş, iyi de yapılmış. Şarkı hem bahsi geçen tribute albümdeki en iyi coverlardan, hem de bu albümün ortak paydasına çok uygun.

En değişik şarkılardan biri olan "Değirmende" hem balkan ezgileriyle, hem de ince ve derin cümleleri ile dikkat çekici. Burada değinmem gereken en doğru nokta sanırım Sinan Kaynakçı'nın özellikle son dönemde daha da ön plana çıkan muhteşem besteleri. Son dönemde ortaya çıkandan kasıt bestelerin yeni fark edilmesi değil elbette ki; Sertab Erener ve Özge Fışkın gibi sanatçıların albümlerinde de rastlamaya başladığımız şarkılar.
Her ne kadar ilk önce "Bana Hediye"yi albümdeki favori parçam olarak nitelendirsem de, "Hiç Kimseyim"i dinledikten sonra fikrim değişti. Albümün en sakin şarkılarından biri olmasının yanında aslında en çarpıcı cümleleri de taşıyor bünyesinde.
Albümden daha önce duyduğumuz şarkılardan biri de "Eylül". Diğer iki albümdeki şarkılara en çok benzeyen şarkı olmasının sebebi de budur belki. Pinhani bu şarkıdan sonra bir değişim geçirmiş gibi görünüyor ve bu değişim onlara yaramış.

Albümle ilgili en çok üzerinde durulan yorumlardan biri de bu zaten. Pinhani'nin müziğinde değişen bir şeyler vardı. Değişmeliydi de belki. Aradan geçen dört yılda değişen hayat gibi müzikleri de değişecekti tabi. "Başka Şeyler" bu yıl baştan sona dinleyip, gönül rahatlığıyla beğendiğim ender albümlerden. Böyle güzel albümler çıktıkça bizler de daha çok dinlemeli, daha çok destek olmalıyız. Şimdilik bu kadar!

Albümdeki bütün şarkıları dinlemek için; http://www.ttnetmuzik.com.tr/#album-Baska_Seyler-263040

14 Şubat 2011 Pazartesi

PORTRE : 'SERTAB ERENER'

Yaşım henüz 18... Onu ilk ne zaman görmüştüm diye anımsayınca çok eskiye gidemiyorum ne yazık ki... 'Zor Kadın' döneminden bahsediyorum...
ve tabi ki Sertab...
Sanatçının kendi adını taşıyan albümünden çıkan teklilerden biri 'Zor Kadın..'... İçinden; 'Aşk','Yanarım','Vur Yüreğim..' gibi çok büyük hitler çıkmış
bir albümden bahsediyorum...
Bir kaç yıl sonra çıkışına çok daha yakından sahip olduğum bir SERTAB albümü 'Turuncu' çıkıyor...
Yine muhteşem bir albüm... Sertab'ın imzası yeterli...!
'Kumsalda' şarkısı tam anlamıyla bir hit... Bunun dışında 'Söz Bitti' ve 'Güle Güle Şekerim' albümdeki en sevdiğim şarkılardan..
Ve araya ihtişamlı bir dönem giriyor ; 'Eurovision' meselesi...
Hani destanlarda insanüstü özellikler taşıyan kahramanalr olur ya... Sertab'da bizim destanımızın baş kahramanı...
Sene 2003.. Eurovision'u ilk kez izliyorum ve birinci oluyoruz...
Ne güzel bir kader :)
Sertab'ın dillere destan performansını şu dakika bile YouTube'da izldiğimde tüylerim diken diken oluyor...
O zamanlar bilmesem de Özge Fışkın'da Sertab'ın yanındaki dörtlüden biri...
Sonuç olarak muhteşem bir zafer yaşatıyor Sertab bize... Ve Eurovision tarihinin en iyi şarkılarından biri olan ; ' Every Way That I Can'i dünyaya kazandırıyor...
Fakat bu birincilik yetinilecek bir tatminkarlık değildir onun için... Başarıların devamı geliyor elbette...
2004 yılında 'No Boundaries' kaydını yayınlıyor... Oldukça başarılı bir albüm... (Klasik Sertab albümü..! :) )
Ve onun en sade albümlerinden biri olan 'Aşk Ölmez'...
Albüme ismini veren şarkı dışında 'Satılık Kalpler Şehri' ve 'Zaferlerim' gibi akılda kalıcı şarkıalr mevcut albümde...
Araya giren oldukça başarılı Best Of albümlerinden sonra, 'Otobiyografi' başlığı altında kariyerinin aönemli anlarını içeren bir DVD yayınlıyor...
Daha sonra uzunca bir müddet single abümlerle idare etmek zorunda kalıyoruz...
Ama yine oldukça başarılı işlerden bahsediyorum...
'Bu Böyle','Açık Adres'... Başka bir şey söylemeye gerek yok sanırım...!
Ve geçtiğimiz yıl yayınlanan 'Rengarenk' albümü...
Beklediğimize değdi mi ? Değdi... Gerçek anlamda değdi.. Muhteşem bir albümle karşıladı bizi kavuşma...
Slumdog Millionaire'den hatırlayacağınız A.R.Rahman  coverı 'Rengarenk' büyük beğeniyle karşılanıyor ve geçtiğimiz yazın marş olmuş şarkıları arasında
yer alıyor...
Albümün en akılda kalıcı şarkıları ; 'Koparılan Çiçekler','Bir Damla Gözlerimde','Bir Varmışım Bir Yokmuşum' olarak sıralanabilir ki en sonuncusu benim favori
şarkım...
Değinmek istediğim bir diğer konu ise 'Bir Damla Gözlerimde'nin muhteşem klibi... Cansel Elçin'le birlikte kamera karşısına geçen Erener sizce de bu klipte
haddinden fazla güzel değil mi ? Bence öyle...

O her an için bu kadar muhteşemken hayranı olunur sayın okuyucu Sertab Erener'in...!