zor kadın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
zor kadın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
27 Temmuz 2011 Çarşamba
"Ve Kadın Dünyaya Dokundu"
48.Antalya Altın Portakal Film Festivali yaklaştıkça heyecan doruklara doğru yol alıyor. Bu yılın teması; " Ve Kadın Dünyaya Dokundu ". Yani ; "kadın".
Sinemamızı çok şanslı buluyorum ben bu konuda. Dünya sinemasında etkin taraf hep erkektir. Ama bizim cesur Türkan Şoray'larımız, Müjde Ar'larımız, Hale Soygazi'lerimiz, Nur Sürer'lerimiz, Fatma Girik'lerimiz, Perran Kutman'larımız, Filiz Akın'larımız, Selda Alkor'larımız, Hülya Koçyiğitler'imiz vardı. Kadın kokan filmlerimiz vardı. Ağzımızı açık bırakan kadın yönetmenlerimiz vardı. Hala da var tabi.
Lafın özü çok doğru bir tema ; "kadın". Jüri başkanı belki de sinemamızın en cesur kadını olan Müjde Ar. Hemen yanında sinemamızın en büyük kadın yönetmenlerinden Handan İpekçi. Oldukça güçlü bir kadın, muhteşem bir oyuncu Vahide Gördüm. Muhteşem yazar Ayşe Kulin. Bizim canımız Ayşe Arman.Şevval Sam uzun zamandan beri bu sektörün içinde kabul ama Altın Portakal jürisinde olmak bu kadar kolay olmamalı. Hele ki Bergüzar Korel'e jüride yer veren zihniyeti kınıyorum. Bahsi geçen bir kadın henüz sinema tozu yutmamış üstelik. Oynadığı roller ona böyle önemli bir rolü bahşedecek kadar büyük değil.
Bana kalırsa bu jüride kuşağımızın şüphesiz ki en büyük kadın oyuncusu Nurgül Yeşilçay'da olmalıydı. Jürideki zayıf halkaların yerinde Nur Sürer,Türkan Şoray, Perran Kutman ya da Fatma Girik'i görmek isterdim ben.
Festivale katılan demez mi acaba ; " Bergüzar kim ki beni değerlendiriyor ?"
Düşürmez mi jüride böyle bir ismin yer alması Altın Portakal'ın değerini ?
Umuyorum ki ödüller düzgün bir şekilde dağıtılır bu yıl. Sırf yalakalık olsun diye yabancı bir oyuncuya verilmez oyuncumuzun hakkı olan ödül.
Bu olumsuzlukların dışında güzel geçeceğini düşünüyorum törenin.
***
En önemli konulardan biri ise 79 ve 80 yıllarında yapılamayan festivallerin bu yıl telafi edilmesi. Üstelik başarılı bir taktik ile o senenin jürisi değerlendirecek filmleri ve oyuncuları.
Oldukça güzel olacak doğrusu ; Zeki Ökten'i, Erden Kıral'ı, Ömer Kavur'u,Atıf Yılmaz'ı yeniden festivalde görmek.
Bu sene onur ödüllerinden biri Perran Kutman'a veriliyor.Sahici oyuncu kesinlikle hakediyor bu 'onur'u.
Son dakika alınan bir karar ile Ebru Akel de sunmaz ise festivali güzel ve renkli geçecektir bu Ekim.
Etiketler:
2011,
48,
altın küre,
altın portakal,
antalya,
aron ralston,
atıf yılmaz,
cam piramit,
erden kıral,
hale soygazi,
müjde,
nur sürer,
nurgül yeşilçay,
ödül,
türkan şoray,
zor kadın
14 Şubat 2011 Pazartesi
PORTRE : 'SERTAB ERENER'
Yaşım henüz 18... Onu ilk ne zaman görmüştüm diye anımsayınca çok eskiye gidemiyorum ne yazık ki... 'Zor Kadın' döneminden bahsediyorum...
ve tabi ki Sertab...
Sanatçının kendi adını taşıyan albümünden çıkan teklilerden biri 'Zor Kadın..'... İçinden; 'Aşk','Yanarım','Vur Yüreğim..' gibi çok büyük hitler çıkmış
bir albümden bahsediyorum...
Bir kaç yıl sonra çıkışına çok daha yakından sahip olduğum bir SERTAB albümü 'Turuncu' çıkıyor...
Yine muhteşem bir albüm... Sertab'ın imzası yeterli...!
'Kumsalda' şarkısı tam anlamıyla bir hit... Bunun dışında 'Söz Bitti' ve 'Güle Güle Şekerim' albümdeki en sevdiğim şarkılardan..
Ve araya ihtişamlı bir dönem giriyor ; 'Eurovision' meselesi...
Hani destanlarda insanüstü özellikler taşıyan kahramanalr olur ya... Sertab'da bizim destanımızın baş kahramanı...
Sene 2003.. Eurovision'u ilk kez izliyorum ve birinci oluyoruz...
Ne güzel bir kader :)
Sertab'ın dillere destan performansını şu dakika bile YouTube'da izldiğimde tüylerim diken diken oluyor...
O zamanlar bilmesem de Özge Fışkın'da Sertab'ın yanındaki dörtlüden biri...
Sonuç olarak muhteşem bir zafer yaşatıyor Sertab bize... Ve Eurovision tarihinin en iyi şarkılarından biri olan ; ' Every Way That I Can'i dünyaya kazandırıyor...
Fakat bu birincilik yetinilecek bir tatminkarlık değildir onun için... Başarıların devamı geliyor elbette...
2004 yılında 'No Boundaries' kaydını yayınlıyor... Oldukça başarılı bir albüm... (Klasik Sertab albümü..! :) )
Ve onun en sade albümlerinden biri olan 'Aşk Ölmez'...
Albüme ismini veren şarkı dışında 'Satılık Kalpler Şehri' ve 'Zaferlerim' gibi akılda kalıcı şarkıalr mevcut albümde...
Araya giren oldukça başarılı Best Of albümlerinden sonra, 'Otobiyografi' başlığı altında kariyerinin aönemli anlarını içeren bir DVD yayınlıyor...
Daha sonra uzunca bir müddet single abümlerle idare etmek zorunda kalıyoruz...
Ama yine oldukça başarılı işlerden bahsediyorum...
'Bu Böyle','Açık Adres'... Başka bir şey söylemeye gerek yok sanırım...!
Ve geçtiğimiz yıl yayınlanan 'Rengarenk' albümü...
Beklediğimize değdi mi ? Değdi... Gerçek anlamda değdi.. Muhteşem bir albümle karşıladı bizi kavuşma...
Slumdog Millionaire'den hatırlayacağınız A.R.Rahman coverı 'Rengarenk' büyük beğeniyle karşılanıyor ve geçtiğimiz yazın marş olmuş şarkıları arasında
yer alıyor...
Albümün en akılda kalıcı şarkıları ; 'Koparılan Çiçekler','Bir Damla Gözlerimde','Bir Varmışım Bir Yokmuşum' olarak sıralanabilir ki en sonuncusu benim favori
şarkım...
Değinmek istediğim bir diğer konu ise 'Bir Damla Gözlerimde'nin muhteşem klibi... Cansel Elçin'le birlikte kamera karşısına geçen Erener sizce de bu klipte
haddinden fazla güzel değil mi ? Bence öyle...
O her an için bu kadar muhteşemken hayranı olunur sayın okuyucu Sertab Erener'in...!
ve tabi ki Sertab...
Sanatçının kendi adını taşıyan albümünden çıkan teklilerden biri 'Zor Kadın..'... İçinden; 'Aşk','Yanarım','Vur Yüreğim..' gibi çok büyük hitler çıkmış
bir albümden bahsediyorum...
Bir kaç yıl sonra çıkışına çok daha yakından sahip olduğum bir SERTAB albümü 'Turuncu' çıkıyor...
Yine muhteşem bir albüm... Sertab'ın imzası yeterli...!
'Kumsalda' şarkısı tam anlamıyla bir hit... Bunun dışında 'Söz Bitti' ve 'Güle Güle Şekerim' albümdeki en sevdiğim şarkılardan..
Ve araya ihtişamlı bir dönem giriyor ; 'Eurovision' meselesi...
Hani destanlarda insanüstü özellikler taşıyan kahramanalr olur ya... Sertab'da bizim destanımızın baş kahramanı...
Sene 2003.. Eurovision'u ilk kez izliyorum ve birinci oluyoruz...
Ne güzel bir kader :)
Sertab'ın dillere destan performansını şu dakika bile YouTube'da izldiğimde tüylerim diken diken oluyor...
O zamanlar bilmesem de Özge Fışkın'da Sertab'ın yanındaki dörtlüden biri...
Sonuç olarak muhteşem bir zafer yaşatıyor Sertab bize... Ve Eurovision tarihinin en iyi şarkılarından biri olan ; ' Every Way That I Can'i dünyaya kazandırıyor...
Fakat bu birincilik yetinilecek bir tatminkarlık değildir onun için... Başarıların devamı geliyor elbette...
2004 yılında 'No Boundaries' kaydını yayınlıyor... Oldukça başarılı bir albüm... (Klasik Sertab albümü..! :) )
Ve onun en sade albümlerinden biri olan 'Aşk Ölmez'...
Albüme ismini veren şarkı dışında 'Satılık Kalpler Şehri' ve 'Zaferlerim' gibi akılda kalıcı şarkıalr mevcut albümde...
Araya giren oldukça başarılı Best Of albümlerinden sonra, 'Otobiyografi' başlığı altında kariyerinin aönemli anlarını içeren bir DVD yayınlıyor...
Daha sonra uzunca bir müddet single abümlerle idare etmek zorunda kalıyoruz...
Ama yine oldukça başarılı işlerden bahsediyorum...
'Bu Böyle','Açık Adres'... Başka bir şey söylemeye gerek yok sanırım...!
Ve geçtiğimiz yıl yayınlanan 'Rengarenk' albümü...
Beklediğimize değdi mi ? Değdi... Gerçek anlamda değdi.. Muhteşem bir albümle karşıladı bizi kavuşma...
Slumdog Millionaire'den hatırlayacağınız A.R.Rahman coverı 'Rengarenk' büyük beğeniyle karşılanıyor ve geçtiğimiz yazın marş olmuş şarkıları arasında
yer alıyor...
Albümün en akılda kalıcı şarkıları ; 'Koparılan Çiçekler','Bir Damla Gözlerimde','Bir Varmışım Bir Yokmuşum' olarak sıralanabilir ki en sonuncusu benim favori
şarkım...
Değinmek istediğim bir diğer konu ise 'Bir Damla Gözlerimde'nin muhteşem klibi... Cansel Elçin'le birlikte kamera karşısına geçen Erener sizce de bu klipte
haddinden fazla güzel değil mi ? Bence öyle...
O her an için bu kadar muhteşemken hayranı olunur sayın okuyucu Sertab Erener'in...!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

